• Aradım, Buldum, Kaybettim, Arıyorum

    Kendini arama arzusu yüzyıllardır insanın değişmeyen dürtülerinden biri. Kendini tanımak, anlamak, ötekini gözündeki değerini ve yerini öğrenebilmek, zihnimizi meşgul eden ve aynı zamanda kişiyi psikoterapi sürecine sürükleyen bir durum. Ne bulacağını bilmeden arama cesareti gösteren insanların alanı olduğunu düşünüyorum terapinin. Özellikle mutlu bir sonuç beklemeden her türlü kusurunu görebilme ihtimalini göze alan kişilerin yeri terapi odası. Mutluluk arayanların da duvara çarpacağı bir yer aslında. Terapist de danışanın bu arayışına eşlik eden, danışanın zihninin derinliklerinde kaybolma cesaretini gösteren kişidir. İki kişilik bu ortak yapım süreci, sonucunda mutluluğu vadetmez fakat bu yolda göreceklerimizin bizi değiştireceği ve dönüştüreceği de kaçınılmazdır. Bu değişim kendini kabullenme ve arayışın bitmeyeceği sonucuyla noktalanacaktır. Sürecin sonunda ve süreçte de artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. Kendini arayan insan bulduğu parçaları birleştirecek ve kendisini tanıyacak, aynı zamanda yaşadıklarını anlamlandıracaktır. Bir şeyleri anlamanın ve anlamlandırmanın, belirsizliklerle dolu bu yaşamda bulabileceğimiz en kıymetli şey olduğunu düşünüyorum.

    Ben de hem kendini arayan hem de kendini arayan kişilere eşlik eden biri olarak, birlikte aramak, bulmak, kaybetmek ve tekrar aramak arzusundayım.

Bu sizin yeni siteniz mi? Yönetici özelliklerini etkinleştirmek ve bu mesajı kapatmak için oturum açın
Giriş